İmam Ahmed : 5110
حَدَّثَنَا عَفَّانُ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ الْأَعْمَشُ عَنْ مُجَاهِدٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ مَنْ اسْتَعَاذَ بِاللَّهِ فَأَعِيذُوهُ وَمَنْ سَأَلَكُمْ بِاللَّهِ فَأَعْطُوهُ وَمَنْ دَعَاكُمْ فَأَجِيبُوهُ وَمَنْ أَتَى إِلَيْكُمْ مَعْرُوفًا فَكَافِئُوهُ فَإِنْ لَمْ تَجِدُوا مَا تُكَافِئُوهُ فَادْعُوا لَهُ حَتَّى تَعْلَمُوا أَنْ قَدْ كَافَأْتُمُوهُ
[Affan], [Ebu Avanah], [Süleyman el-A'masi], [Mücahid], [İbn Ömer], Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den rivayet ettiğine göre şöyle buyurmuştur: "Allah adına senden koruma isteyene koruma ver. Allah adına senden isteyene ver. Sana iyilikle gelene de iyiliğini iade et. Eğer ona karşılık verecek bir şey bulamazsan, iyiliğinin karşılığını verinceye kadar onun için dua et."