İmam Ebu Davud : 2160
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ صَالِحٍ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَسَّانَ حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ رَبَاحٍ الذِّمَارِيُّ حَدَّثَنِي عَمِّي نِمْرَانُ بْنُ عُتْبَةَ الذِّمَارِيُّ قَالَ دَخَلْنَا عَلَى أُمِّ الدَّرْدَاءِ وَنَحْنُ أَيْتَامٌ فَقَالَتْ أَبْشِرُوا فَإِنِّي سَمِعْتُ أَبَا الدَّرْدَاءَ يَقُولُقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُشَفَّعُ الشَّهِيدُ فِي سَبْعِينَ مِنْ أَهْلِ بَيْتِهِقَالَ أَبُو دَاوُد صَوَابُهُ رَبَاحُ بْنُ الْوَلِيدِ
[Ahmed bin Şalih] bize anlattı, [Yahya bin Hasan] bize anlattı, [El Velid bin Rabah Adz Zimari] bize anlattı, bana [amcam] yani Nemran bin Utbe anlattı; dedi ki; [Ümmü Ad Darda'] ile yetimken tanıştık. [Ümmü Ad Darda'] dedi ki; Sevinin, çünkü bir keresinde Ebu Ad Darda'nın şöyle dediğini duydum: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şehit olan kişiye, kendi evindeki yetmiş kişi için şefaat etme hakkı verilir." Ebu Davud dedi ki; doğru olan Rabah bin El Velid'dir.